boğazdan gelen can etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
boğazdan gelen can etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2016 Pazartesi

annemi özledim

bu bana ilk defa olmadı, beynimin tozlu naylonla kaplanışı. koşar anneme giderdim, o sebze doğrardı tencereye. Ekmek tahtasını getir, bıçağı mutfağa götür derken iyileştirirdi beni. Şimdi çaylar, kahveler.. Yırtılmıyor laylonum.

2 Kasım 2014 Pazar

hiçten gelen

Buranın unutulmuş olduğuna dair bir hüsnü zannım var. Aklımın mantıklı pıtırcıkları teknolojiye kayıtlı hafızalar sebebiyle bunun pek mümkün olmadığını fısıldıyorsa da duymazdan geleceğim. Kimselerin görmeyeceği yeni bir sayfa tasarlamaya şu an için gücüm yok. Kimselerin görmesinden duyacağım sıkıntı duyacağım vurdumduymazlıktan daha gürültülü değil. Hayırlısı..

Acı ile dökülen gözyaşı ile mutluluk veya coşkunlukla dökülen gözyaşının aynı tatta olmadığını öğrendiğim zaman komik bir çalışma içine girmiştim. Şöyleydi; ne zaman ağlamaya başlasam sağ elimin işaret parmağıyla gözyaşımı alıp ağzıma götürüyordum. Onlarca kez test ettim evet. Üzüntü ile dökülen gözyaşı gerçekten acıydı. Mutluluk veya manevi coşkunluk gözyaşlarının tadıyla kıyaslanamayacak bir tat. Düpedüz acı. Öyle bir acı ki, bir damla gözyaşı bütün gün içinizin yanmasına sebep olabilir. Hiçbir içilen sıvı onun tadını bastıramaz. O iç yanmasıyla baş etmek gerçekten zordur. Zaten ol sebeple bıraktım bunu denemeyi. Kani olmuştum hem.

Şimdi ve bundan önceki birkaç gündür o acı tat var içimde. Hayır ağlamadım veya ağlayıp da tadına bakmadım. Bir fikrim var buna neyin sebep olduğuna dair. Fikirler güzelim fikirler, bir yoncanın yapraklarından daha sağlam değil.

İşte böyle vedideciğim. Sen beni bıraktın, ben seni bırakmadım.

8 Mayıs 2013 Çarşamba

saat

zamanın çocuğuyum. hayırlı bir evlat da değilim. zaman beni yola getirmek için türlü çeşit zorlamalarda bulunuyor, cezalar veriyor bana. uslanmıyorum bir türlü. ama o yorulan biri değil. amacından sapmaz, herhangi bir şey onu oyalayamaz. usanmıyor uslanmayışımdan. vazgeçmiyor. beni yola getirmek için..

eskiden tatarlığımın bana verdiği yetkiyle burnumun dikine gitmekte hiçbir beis görmezdim. ama sonraları bazı iyi huylar edindim. sonuç hoşuma gitmeyecek de olsa doğrudan başkasını konuşmamak mesela. bir de kavga ederken bile olsa yerinde kullanılmış, "iyi" bir söz işittiğimde duyduğum saygıyı saklamama huyum var. birinin benden daha zeki, daha sabırlı, daha inançlı olduğunu görebilmekten aldığım bir keyif var. saygı duymayı iliklerime kadar hissettiğim bazı anlar..

şimdi yerimden kalkıp duvara bir saat asacağım. onu dinlemeye karar verdim. nihayet zaman emeklerinin karşılığını görebilecek belki de.

22 Kasım 2012 Perşembe

dolma

canım kabak dolması istedi. şimdi. gecenin 01:41'inde. biber dolması da olurdu aslında ama sevdiğim biber sevmiyor. inanır mısın hayatımın en önemli rüyasında bile bu konu vardı. işte onun için kabak dolması istiyorum. etli, taze yoğurtlu. 

duvara karşı filminde bir dolma sahnesi vardı hani. o dolmanın içini hazırlayışı kızın. ne güzel bi sahneydi.

yapamam şimdi. hem yemek işlerinden pek dertliyim. hem de.. hem de biri sol omzumdan tutup çekiyor gibi. parmaklarını etime geçiriyor, ta kemiğimden tutuyor gibi. gitme, diyor gibi. nereye gitmemi istemiyor acaba desem, ah ne yazık aklıma birden çok ihtimal geliyor.. öyle de güçlü ki o omzumdan tutan kişi.

dolmayı seviyorum. hayvanların doldurulmasını, denizlerin doldurulmasını, insanların kötü sözlerle doldurulmasını sevmiyorum. kabakların, biberlerin hatta patlıcanların doldurulmasını seviyorum.