benden söylemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
benden söylemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Eylül 2012 Pazar

19 Temmuz 2011 Salı

ısı

dün hava çok sıcaktı. dün evden çıkmayan arkadaşıma göre ise bugün çok sıcaktı. yarın evden çıkmayı düşünmüyorum, yine de eskicileri gezmem gerekebilir. o zaman yarın da hava çok sıcak olur. olur da evden çıkmamayı başarabilirsem o kadar da sıcak olmaz belki. belki de daha sıcak olur çünkü bizim ev yer yer çok sıcak. her yer çok sıcak da olabilir. o zaman evden çıksam da çıkmasam da hava çok sıcak olur.

9 Aralık 2010 Perşembe

yahut

buzdolabından yeni çıkmış bir su muhallebisi kadar üşüyorum.

10 Kasım 2010 Çarşamba

tir tir

bir taraftan kapalı devre bir hayat sürerim. hoş, açık devre nasıl olur bilemeyeceğim. bakmayın benim bilgisiz-ilgisiz olduğuma, büyük erkek kardeşim ki ben kendisine abi diyorum, üniversitede bu ve benzeri konularla aydınlatıyor genç dimağları. hah bildim, devre kapanınca, lamba açılıyor.

çok sevdiğim bir hatıradır. benim değil. ama takdir edersiniz ki dünya üzerinde hep birlikte yaşıyoruz ve her muhteşem olayın benim başıma gelmesi söz konusu olamazdı.
şöyle ki:
iş görüşmesine giden hanım kızımıza mülakat esnasında son bir soru sorulur. soru ingilizce'den çıkmıştır. (Allah'ın aşkına, dünyada yüzlerce dil konuşuluyor! yine mi ingilizce?) neyse sorunun muhatabı arkadaşın cevabı gayet basit. büyük kız kardeşine -ki o ona abla diyor- gönderme yapıyor.
- var ama evde.

işte ben bununla çok eğleniyorum.

insan olmak paylaşmak demektir sonuçta, bir yerde.

ne diyordum, nerelere geldim. kapalı devre yaşarım. çayımı aynı şekilde demlerim, aynı çayı kullanırım, sigaramın markasını değiştirmem, giydiklerim hep birbirine benzer, aynı kişilerle aynı yerlerde oturup laflarım ve saire ve benzeri.

ama bazen de bir fışkırık çıkıyor içimden. böyle terminalden kalkmak üzere olan otobüse bilet alıyor mesela, bileti alırken öğreniyor o otobüsün nereye gittiğini. binip gidiyor. hiç tanımadığı kızlara hiç kimseye söylemediği şeyleri anlatıyor gecenin bir yarısı sokağın bir ortasında. oraya koşuyor buraya tırmanıyor falan.. bu ve benzeri şeyler, içeriden ve dışarıdan vuku bulurken yoruluyor da sonra geçiyor ama. belki.

ah! deliler gibi internet sörfü yapan bir tanıdığım var ve ben ona yenge demiyorum. ismiyle hitap ediyorum. ona şimdi çılgın bir şekilde saygı duyuyorum. ah! nasıl kaldırıyor o bünye bunları?

korkuyorum sevgili blogum. internetin uçsuz bucaksızlığından. kafamı bi milyon yapışından gece gece. huysuz tarafımı uyandırışından, yaptıklarının yapacaklarının teminatı oluşundan. felan.

30 Eylül 2010 Perşembe

deli

'haddini bilmeyene hadini bildirmek, öksüze kaftan giydirmekten iyidir.' bu bir söz. evet. belki de ihtiyacım olan söz bu ama aklımda biri daha var: 'dinsizin hakkından imansız gelir.'

şimdi hangisi olduğumu bilemeyeceğim. öksüze kaftan giydirmekten bile iyi işler yapan bir cengaver mi, dinsizin hakkından gelen imansız mı? evet bunu belki de hiç bilemeyeceğim.

fakat kesin olan bir şey var ki, bu 160'tan biraz uzun, bu 50 kilodan biraz fazla, yani ki bu ufak tefek sayılacak insan, belki de müsfettesi, bugün bir hayli delirdi. 

siz hiç bir delinin gözlerine baktınız mı? bir delinin gücünü ölçtünüz mü? bir delinin ne yapıp ne yapamayacağını kestirebilir misiniz?

insanlar niçin delilerden korkarlar, bilir misiniz?

sizi hedef alarak yazdığıma bakmayın. kendimle arama mesafe koydum, sevgili vedide.